OKUL ÖNCESİ EĞİTİM VE OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN ÖNEMİ

Okul öncesi Eğitimi 36–72 ay grubundaki çocukların gelişim düzeylerine ve bireysel özelliklerine uygun, zengin uyarıcı çevre imkânları sağlayan, onların bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelişmelerini destekleyen, kendilerini toplumun kültürel değerleri doğrultusunda en iyi biçimde yönlendiren ve ilköğretime hazırlayan temel eğitim bütünlüğü içinde yer alan bir eğitim sürecidir.

İnsanın gelişimini kalıtım, çevre etkileri belirler ve yönlendirir. Bugün için kalıtımdan gelen özellikleri değiştirmek ya da kontrol altına almak mümkün değildir; Ancak çocuğun doğuştan getirmiş olduğu özelliklerini, gelişim düzeyine ver ihtiyaçlarına uygun çevre düzenlemeleri ile ulaşabileceği en üst sınırına ulaşmasını sağlamak mümkündür. Bu sınırlara ulaşmanın büyük ölçüde gerçekleştiği ve kişiliğin temelinin atılıp, önemli bir bölümünün şekillendiği erken çocukluk dönemi bu bakımdan oldukça önemlidir.(Demiral 1989)

Okul Öncesi Dönem çocuğun gelişiminin hızlandığı yıllardır. Bu dönemde verilen eğitim, çocuğun geleceğine yön verir. Yapılan araştırmalarla çocukluk yıllarında kazanılan davranışların büyük bir kısmının yetişkinlikte bireyin kişilik yapısını, tavır, alışkanlık, inanç ve değer yargılarını biçimlendirdiği gözlemlenmiştir.

Okul Öncesi Eğitim Kurumları, çocuğu diğer çocuklarla, sağlıklı bir ortamda bir araya getirir. Çevre-uyarıcı zenginliği zihinsel deneyimlerini çeşitlendirecektir. Çocuğun yeteneklerini, ilgilerini ortaya koymasını ve geliştirmesini destekleyicidir.

Okul öncesi eğitimi çocukların duygularının gelişimini ve algılama gücünü artırır. Akıl yürütme sürecinde ona yardımcı olur. Çocuğa kendi düşünce ve duygularını açığa vurma olanağı sağlayarak kendisini anlamasına ve ortaya koymasına fırsat verir.

Araştırmalar, yetersiz çevrede büyüyen çocukların zihinsel gelişimlerinin geri kaldığını ve potansiyellerini tam olarak gerçekleştiremediklerini ortaya koymuştur. İlkokula başladıklarında ise bu çocukların daha iyi şartlarda büyüyen çocuklarla arasında zihinsel ve sosyal gelişme açısından büyük farklar vardır. Okulöncesi eğitim bu farklılığın azalmasını sağlar.

Günümüzde çocuk gelişimi ve eğitimine ilişkin olarak yapılan birçok araştırma bulgusu, Okul öncesi dönem ya da erken çocukluk dönemi olarak kabul edilen 0–6 yaş arasındaki yılların, insan hayatının en önemli ve en kritik dönemi olduğunu belirtmektedir. Ayrıca bu dönemde kazanılan tutum ve davranışların kalıcı nitelikte olduğu ve sonraki yıllarda bu davranışlarının değiştirilmesinin oldukça zor olduğu da açıklanmaktadır.

Temel bilgi ve deneyimler erken çocukluk yıllarında, zengin deneyimlerle kazanılmazsa, ileriki yıllarda öğrenilseler bile, ulaşılan düzeyde eksiklikler görülür. Buna karşın erken yaşlarda zengin deneyimlerle elde edilen temel bilgi ve beceriler, çocukların daha ileriki öğrenimlerinde başarılı olma şansını artırmaktadır. 18 yaşına kadar gösterilen okul başarısının %33’ü okul öncesi yılarda gösterilen başarı iler açıklanmaktadır.

Sonuç olarak çocuğun kalıtımla getirdiği potansiyelin ne kadar gelişeceği ona ilk yılarda sunulan eğitsel ortama bağlıdır. Bu nedenle gelişim ve öğrenmenin en hızlı olduğu, pek çok davranış ve alışkanlıkların kazanıldığı, kişiliğin temelinin atıldığı erken çocukluk yıllarında eğitime gereken önem verilmelidir.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN AMAÇLARI

Okul öncesi eğitimin amaç ve görevleri, milli eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak,

  • Çocukların beden, zihin ve duygu gelişmesini ve iyi alışkanlıklar kazanmasını sağlamak;
  • Onları ilköğretime hazırlamak;
  • Şartları elverişsiz çevrelerden ve ailelerden gelen çocuklar için ortak bir yetiştirme ortamı yaratmak;
  • Çocukların Türkçe' yi doğru ve güzel konuşmalarını sağlamaktır.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN TEMEL İLKELERİ

Okul öncesi dönem yaşamın temelidir. Bu dönemde öğrenme hızı çok yüksektir. Bir yaş grubunun genel gelişim özellikleri o yaş grubundaki tüm çocuklar için ortaktır; ancak her çocuğun kendine özgü olduğu da unutulmamalıdır.
Okul öncesi eğitim bazı temel ilkelere dayanmaktadır. Bu ilkeler şunlardır:

  • Okul öncesi eğitim çocuğun gereksinimlerine ve bireysel farklılıklarına uygun olmalıdır.
  • Okul öncesi eğitim çocuğun psikomotor, sosyal-duygusal, dil ve bilişsel gelişimini desteklemeli, özbakım becerilerini kazandırmalı ve onu ilköğretime hazır duruma getirmelidir.
  • Okul öncesi eğitim kurumlarında çocukların gereksinimlerini karşılamak amacıyla demokratik eğitim anlayışına uygun eğitim ortamları hazırlanmalıdır.
  • Etkinlikler düzenlenirken çocukların ilgi ve gereksinimlerinin yanı sıra çevrenin ve okulun olanakları da göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Eğitim sürecinde çocuğun bildiklerinden başlanmalı ve deneyerek öğrenmesine olanak tanınmalıdır.
  • Çocukların Türkçeyi doğru ve güzel konuşmalarına gereken önem verilmelidir.
  • Okul öncesi dönemde verilen eğitim ile çocukların sevgi, saygı, işbirliği, sorumluluk, hoşgörü, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma duygu ve davranışları geliştirilmelidir.
  • Eğitim, çocuğun kendine saygı ve güven duymasını sağlamalı, ona öz denetim kazandırılmalıdır.
  • Oyun bu yaş grubundaki çocuklar için en uygun öğrenme yöntemidir. Tüm etkinlikler oyun temelli düzenlenmelidir.
  • Çocuklarla iletişimde, onların kişiliğini zedeleyici şekilde davranılmamalı, baskı ve kısıtlamalara yer verilmemelidir.
  • Çocukların bağımsız davranışlar geliştirmesi desteklenmeli, yardıma gereksinim duyduklarında yetişkin desteği, rehberliği ve güven verici yakınlığı sağlanmalıdır.
  • Çocukların kendilerininve başkalarının duygularını fark etmesi desteklenmelidir.
  • Çocukların hayal güçleri, yaratıcı ve eletirel düşünme becerileri, iletişim kurma ve duygularını anlatabilme davranışları geliştirilmelidir.
  • Programlar hazırlanırken aile ve içinde bulunulan çevrenin özellikleri dikkate alınmalıdır.
  • Eğitim sürecine çocuğun ve ailenin etkin katılımı sağlanmalıdır.
  • Okul öncesi eğitimde çocuğun gelişimi ve okul öncesi eğitim programı düzenli olarak değerlendirilmelidir.
  • Okul öncesi eğitimde değerlendirme sonuçları çocukların, öğretmenin ve programın geliştirilmesi amacıyla etkin olarak kullanılmalıdır.